Sureler

Fetih Suresi

Bu sayfada sırasıyla (hemen aşağıda)

1 – Fetih Suresi okunuşu (Fetih Suresi Türkçe Okunuşu), devamında

2 – Fetih suresi anlamı (Fetih suresi Türkçe meali), devamında

3 – Fetih suresi okunuşu video (dilerseniz videoyu açıp Fetih suresi Türkçe okunuşu bölümünden takip edebilirsiniz.) devamında

4 – Fetih suresi Arapça okunuşu (Arapça’sını yazılmış olarak) bulabilirsiniz.

Fetih Suresi Fazileti (Fetih Suresinin Fazileti) için lütfen burayı tıklayınız. (Bu yazıyı mutlaka okuyunuz)

 

Fetih Suresi Okunuşu (Fetih Suresi Türkçe Okunuşu)

Bismil-lâhir Rahmâni-r Rahîm

(1) İnnê fetahnâ leke fethan mübinê

(2) Li yeğfira lekellahü mê tegaddeme min zembike ve mê te-ehhara ve yütimme ni’metehû a’leyke ve yehdiyeke siratan müstekîmê

(3) Ve yensurakellâhü nesran a’zizê

(4) Hüvellezî enzeles-sekînete fî gulubil mü’minîne li yezdêdû imanem-mea’ imênihim ve lillêhi cünûdüs-semavêti vel ard ve kênellahü a’limen hakîmê

(5) Li yüdhilel mü’minîne vel mü’minêti cennêtin tecri min tahtihel enhêru hâlidîne fîhê ve yükeffira anhüm seyyiêtihim ve kêne zêlike i’ndellahi fevzen az’ımê

(6) Ve yüa’zzibel münafigîne vel-münêfigâti vel müsrikîne vel müsrikêtiz zâânnîne billêhi zannes-sev’ a’leyhim dêiratüs-sev’ ve ğadibellâhü a’leyhim ve lea’nehüm ve ea’dde lehüm cehennem ve sêet mesîra

(7) Ve lillêhi cünûdüs-semêvêti vel-erd ve kênellâhü azîzen hakîmê

(8) İnnê erselnêke şêhiden ve mübeşşiran ve nezirâ

(9) Li tü’minû billêhi ve rasûlihi ve tüa’zzirûhü ve tuveggirûh ve tüsebbihûhü bükreten ve esîlê

(10) İnnellezine yübayiu’neke innema yübayiu’nellah yedüllâhi fevka eydîhim fe men nekese fe innemê yenküsü a’la nefsih ve men evfê bi mê a’hede aleyhüllâhe fe se yü’tîhi ecran azîmê

(11) Se yegûlü lekel mühallefûne minel e’râbi şeğaletnê emvêlünê ve ehlûna festağfir lenê yegûlûne bi elsinetihim mê leyse fi kulûbihim Kul fe mey-yemlikü leküm minellâhi şeyen in erâde biküm darran ev erâde biküm nefa’ bel kênellâhü bima ta’melûne habîrâ

(12) Bel zanentüm el-ley yengaliber-rasûlü vel mü’minûne ila ehlîhim ebedev ve züyyine zêlike fi kulûbiküm ve zanentüm zannes-sev’ ve küntüm kavmen bûrâ

(13) Ve mel lem yü mim billêhi ve rasûlihi fe innê a’tednê lil kêfirine sei’râ

(14) Ve lillêhi mülküs semêvêti vel erd yağfiru li mey yeşêü ve yüa’zzibü mey yeşê’ ve kênellâhü ğafürar rahîmê

(15) Se yegûlül mühallefûne izen talegtüm ila meğânime li te’huzuhê zerûnê nettebi’küm yüridûne ey yübeddilu’ kelêmellâh kul len tettebiu’nê kezêliküm kâlellahü min kabl fe se yegûlûne bel tahsüdûnenê bel kênû lê yefgahûne illa galîlê

(16) Gul lil muhallefîne minel a’râbi se tüda’vne ilê kavmin ülî be’sin şedîdin tügâtilûnehüm ev yüslimûn fe in tütî’û yü’tikümüllâhü ecran hasenê ve in tetevellev kemê tevelleytüm min kablü yüa’zzibküm azêben elimê

(17) Leyse alel e’mê haracüv ve lê a’lel a’raci haracüv ve lê a’lel merîdi harac ve mey yütii’llêhe ve rasûlehu yüdhilhü cennêtin tecrî min tehtihel enhêr ve mey yetevelle yüa’zzibhü azêben elimê

(18) Le gad radiyallâhü a’nil mü’minîne iz yübayiû’neke tahtes secerati fe a’lime mê fî kulûbihim fe enzeles sekînete a’leyhim ve esêbehüm fethan karibê

(19) Vea’dekümüllâhü meğânime kesiraten te’huzûnehê ve kanellâhü a’zizen hakîmê

(20) Ve a’deküllâhü meğânime kesiraten te’huzûnehê fe accele leküm hêzihi ve keffe eydiyen naşi anküm ve li tekûne êyetel lil mü’minîne ve yehdiyeküm sirâtam müstekîmê

(21) Ve uhra lem takdirû a’leyhê gad ehêtallâhü bihê ve kênellâhü a’la külli sey’in kadîrâ

(22) Ve lev gâtelekümüllezîne keferû le vellevül edbêra sümme lê yecidûne veliyyev ve la nesîrâ

(23) Sünnetellâhilletî gad halet min kabl Ve len tecide li sünnetillêhi tebdilê

(24) Ve hüvellezî keffe eydiyehüm anküm ve eydiyeküm anhüm bi betni mekkete mim ba’di en azferaküm aleyhim ve kênellahü bi ma ta’melûne basîrâ

(25) Hümüllezîne keferû ve saddûküm a’nil mescidil harâmi vel hedye ma’kûfen ey yeblüğa mehilleh ve lev lê ricêlüm mü’minûne ve nisêüm mü’minêtül lem ta’lemûhüm en tetaûhüm fe tüsîbeküm minhüm mearratüm bi ğayri ilm li yüdhilellâhü fî rahmetihî mey yesa’ lev tezeyyelû le a’zzebnellezîne keferû minhüm a’zêben elîmê

(26) Iz cea’lellezîne keferû fi kulûbihimül hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahü sekinetehû a’lê rasûlihî ve a’lel mü’minîne ve elzemehüm kelimetet tegvê ve kênu ehakka bihê ve ehlehê ve kênellâhü bi külli sey’in a’limê

(27) Le gad sadegallâhü rasûlehür ru’yê bil hakk le tedhulünnel mescidel harâme in şêellâhü êminîne muhalligîne ruûseküm ve mükassirîne lê tehâfûn fe a’lime mê lem ta’lemû fe cea’le min dûni zêlike fethan garîbê

(28) Hüvellezî ersele rasûlehu bil hüdê ve dînil hakki li yuzhirahû aled dîni küllih Ve kefê billêhi şehîdê

(29) Muhammedür rasulüllah vellezîne mea’hu esiddêü a’lel küffêri ruhamêü beynehüm terâhüm rukkea’n süccedey yebteğûne fadlem minellâhi ve ridvênê simêhüm fi vücûhihim min eseriş-sücûd zêlike meselühüm fit tevrâti ve meselühüm fil incîl ke zer’in ahrace sat’ehu fe êzerahû festagleza festevê a’la sukihi yu’cibüz zürraa’ li yeğîyza bihimül küffâr vea’dellâhüllezîne êmenu ve a’milus sâlihati minhüm mağfiratev ve ecran a’zîm.

 

Fetih Suresi Anlamı

(Fetih Suresi Türkçe Anlamı) (Fetih Suresi Türkçe Meali)

1 – Dogrusu biz sana apaçik bir fetih ihsân ettik.

2 – Böylece Allah senin geçmis ve gelecek günahini bagislar.
Sana olan nimetini tamamlar ve seni dogru yola iletir.

3 – Ve sana Allah, sanli bir zaferle yardim eder.

4 – Imanlarina iman katsinlar diye müminlerin kalplerine güven indiren O’dur.
Göklerin ve yerin ordulari Allah’indir. Allah bilendir, herseyi hikmetle yapandir.

5 – Mümin erkeklerle mümin kadinlari, içinde ebedi kalacaklari, altlarindan irmaklar akan cennetlere koymasi, onlarin günahlarini örtmesi içindir. Iste bu, Allah katinda büyük bir kurtulustur.

6 – Ve o Allah hakkinda kötü zanda bulunan münâfik erkeklere ve münâfik kadinlara, Allah’a ortak kosan erkeklere ve ortak kosan kadinlara azap etmesi içindir. Kötülük onlarin baslarina gelmistir. Allah onlara gazap etmis, lânetlemis ve cehennemi kendilerine hazirlamistir. Orasi ne kötü bir yerdir!

7 – Göklerin ve yerin ordulari Allah’indir. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

8 – Süphesiz biz seni, sâhit, müjdeleyici ve uyarici olarak gönderdik.

9 – Ki, Allah’a ve Resulüne iman edesiniz, ve bunu takviye edip,
O’na saygi gösteresiniz ve sabah aksam O’nu tesbih edesiniz.

10 – Herhalde sana bey’at edenler ancak Allah’a bey’at etmektedirler. Allah’in eli onlarin ellerinin üzerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmus olur.
Kim de Allah’a verdigi ahde vefa gösterirse Allah ona büyük bir mükâfat verecektir.

11 – yakinda a’râbilerden geri kalmis olanlar sana diyecekler ki, “Mallarimiz ve ailelerimiz bizi alikoydu. Allah’tan bizim bagislanmamizi dile.” Onlar kalplerinde olmayani dilleriyle söylerler.
De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O’na karsi kimin bir seye gücü yetebilir? Hayir! Allah yaptiklarinizdan haberdardir.

12 – Aslinda siz Peygamber ve müminlerin, ailelerine geri dönmeyeceklerini sanmistiniz.
Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâki hak etmis bir topluluk oldunuz.

13 – Kim Allah’a ve Rasulüne iman etmezse süphesiz biz, kâfirler için çilgin bir ates hazirlamisizdir.

14 – Göklerin ve yerin mülkü Allah’indir. O, diledigini bagislar diledigini azaplandirir.
Allah çok bagislayan çok merhamet edendir.

15 – Siz ganimetleri almak için gittiginizde geri kalanlar: “Birakin biz de arkaniza düselim.” diyeceklerdir. Onlar, Allah’in sözünü degistirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha önce böyle buyurmustur. Onlar size: “Bizi kiskaniyorsunuz.” diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.

16 – A’rabilerin geri birakilmis olanlarina de ki: Siz yakinda çok kuvvetli bir kavme karsi savasmaya çagirilacaksiniz. Onlarla savasirsiniz veya müslüman olurlar. Eger itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Ama önceden döndügünüz gibi yine dönecek olursaniz sizi acikli bir azaba ugratir.

17 – Köre vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah’a ve peygamberine itâat ederse, Allah onu, altindan irmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kalirsa, onu aci bir azaba ugratir.

18 – Andolsun o agacin altinda (Hudeybiye’de) sana bey’at ederlerken Allah, müminlerden razi olmustur. Kalplerinde olani bilmis onlara güven indirmis ve onlari pek yakin bir fetih ile mükâfatlandirmistir.

19 – Allah onlari elde edecekleri birçok ganimetlerle de mükâfatlandirdi. Allah çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

20 – Allah size, elde edeceginiz birçok ganimetler vaad etmistir. Bunu size hemen vermis ve insanlarin ellerini sizden çekmistir ki bu, müminlere bir isaret olsun ve Allah sizi dogru yola iletsin.

21 – Bundan baska sizin güç yetiremediginiz, ama Allah’in sizin için kusattigi ganimetler de vardir. Allah herseye kâdirdir.

22 – Eger kâfirler sizinle savassalardi arkalarina dönüp kaçarlardi. Sonra bir dost ve yardimci da bulamazlardi.

23 – Allah’in öteden beri gelen kanunu budur. Allah’in kanununda asla bir degisiklik bulamazsin.

24 – O sizi onlara karsi muzaffer kildiktan sonra Mekke’nin göbeginde onlarin ellerini sizden, sizin ellerinizi de onlardan çekendir. Allah, yaptiklarinizi görendir.

25 – Onlar inkâr eden ve sizin Mescid-i Haram’i ziyaretinizi ve bekletilen kurbanlarin yerlerine ulasmasini men edenlerdir. Eger kendilerini henüz tanimadiginiz mümin erkeklerle, mümin kadinlari bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin altinda kalmaniz ihtimali olmasaydi, Allah savasi önlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek için Allah böyle yapmistir. Eger onlar birbirinden ayrilmis olsalardi elbette onlardan inkâr edenleri elemli bir azaba çarptirirdik.

26 – O zaman inkâr edenler, kalplerine taassubu, câhiliyet taassubunu yerlestirmislerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükûnet ve güvenini indirdi. Onlari takva sözü üzerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek layik ve ehil kimselerdi. Allah herseyi bilendir.

27 – Andolsun ki Allah, elçisinin rüyasini dogru çikardi. Allah dilerse siz güven içinde baslarinizi tiras
etmis ve saçlarinizi kisaltmis olarak, korkmadan Mescid-i Haram’a gireceksiniz.
Allah sizin bilmediginzi bilir. Iste bundan önce size yakin bir fetih verdi.

28 – Bütün dinlerden üstün kilmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O’dur. Sahit olarak Allah yeter.

29 – Muhammed Allah’in elçisidir. Onun yaninda bulunanlar da kâfirlere karsi çetin, kendi aralarinda merhametlidirler. Onlari rükûa varirken secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve riza isterler. Yüzlerinde secdelerin izinden nisanlari vardir. Bu, onlarin Tevrat’taki vasiflaridir. Incil’deki vasiflari da söyledir: Onlar filizini yarip çikarmis, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalinlasmis, gövdesi üzerine dikilmis bir ekine benzerler ki bu, ziraatçilarin da hosuna gider. Allah böylece onlari çogaltip kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah inanip iyi isler yapanlara magfiret ve büyük bir mükâfat vaad etmistir.

Fetih Suresi Okunuşu Video (Fetih Suresi Dinle)

 

Fetih Suresi Arapça

Fetih Suresi Arapça 1. Sayfa

 

Fetih Suresi Arapça 2. Sayfa

 

Fetih Suresi Arapça 3. Sayfa

 

Fetih Suresi Arapça 4. Sayfa

 

Fetih Suresi Arapça 5. Sayfa

admin

Yorum Ekle

Yorumunuzu buraya yazabilirsiniz

error: Sağ tuş Devre dışı bırakıldı !!