Dini Hikayeler

Artan Pilav (Yahya Baba)

O gün kilerci başı padişahla yaptıkları plana göre Yahya Baba’ya çok az hatta gülünç miktarda azıcık pirinç verirler. Ancak...

Sultan II. Beyazıt Han zamanında yaşanmış olan bu ibretlik hadiseyi severek, zevkle okuyacaksınız.

Sultan II. Beyazıt zamanında yaşamış olan Yahya Baba ismiyle maruf bir zat zardır. Bu zatın vazifesi Edirne Beyazıt külliyesinde aşçılıktır. O zamanlar bu büyük külliyede birçok aşçı bulunup herkesin bir ihtisas alanı vardır. Kimisi çorbacı, kimisi kebapçı, kimisi tatlıcı iken bazıları da şerbet yapımında ustadır. Yahya Baba’nın hüneri ise pilavdır. Amma ne pilav

Sanki pilav yapmıyor da ibadet ediyor

Yahya Baba boş bir zat değildir. Pilav ustası görünür ancak pilav yapmaya başladığı zamanlar önu görenler sanki ibadet ettiğini sanırlar. Öncelikle hazırlayacağı pilavı kilerciden alırken bile abdestsiz almaz ve pilavını aldıktan sonra Pirinçleri salavat getire-getire ayıklar, yağını tekbirlerle eritir, tuzunu besmeleyle, suyunu Fatihalarla salar. Fırsatını bulduğunda da gözünü yumarak enbiyayı ve evliyayı aracı kılarak Allah’tan pilavının bereketini ve lezzetini ister, pilavdan yiyenlerin ibadet zevkinin artması, bu pilavdan yiyip de Allah’a isyan etmemesi için cenabı- Hakk’a dua ederdi. Hal böyle olunca da yaptığı pilav hem madden vücutlara hem de manen ruhlara şifa olurdu…

Artan pilavlardan balıklar da nasiplenir

Böyle yapılan bir pilav da elbette bereketli olur ve herkese yeter, hatta yeter de artar. Ancak Yahya Baba bu, hiç artan pilavı gidip te çöpe atması, onu israf etmesi düşünülür mü? Tek bir pirincin bile israf olmasına razı olmaz. Yemekler bittikten sonra kalan tüm pirinçleri son tanesine kadar toplar ve doğru Tuna Nehri’nin yolunu tutarak artan pilav tanelerini nehirdeki balıklara atıverir. Hatta iş o hale gelir ki, adeta balıklar Yahya baba’nın geleceği saati bilirler ve o pilavları nehre attığında balılar hemen toplanıp pirinç tanelerini kapış-kapış yerler…

Durum Kilerci Başının Dikkatini Çeker

Artan pilav kilerci başının dikkatini çeker ve pirinci daha az vermeye başlar. Ancak Yahya Baba asla pirincin az verilmesinden şikayet etmez. Fakat yine aynı bereketle yapıldığı için pilav artmaya devam eder…

Kilerci durumu iyice anlamak için Yahya Baba’yı takip etmeye başlar, pirinci daha da kısar ancak pilav hala artmakta ve Tuna’nın balıkları bile pilavdan nasibini almaktadır. Artık kilercinin bu durumu izah edebileceği tek cümlesi vardır. Bu hal bir “keramet”tir…

Durum Sultana bildirilir

Kilerci başı durumdan tamamen emin olduktan sonra doğru padişahın huzuruna çıkar ve “Padişahım, bu Yahya Baba boş biri değildir, durum böyle-böyle…”  diye anlatarak ona işçi muamelesi değil hürmet lazım geldiğini anlatır. Padişah Sultan II. Beyazıt gönül ehli biri olduğundan Evliyaya hürmeti tam olduğundan onunla tanışmak ve kerametini görmek ister.

Padişahla Kilercinin Hazırladığı Plan

O gün kilerci  başı padişahla yaptıkları plana göre Yahya Baba’ya çok az hatta gülünç miktarda azıcık pirinç verirler. Ancak Yahya Baba asla itiraz etmez ve aynı şekilde Alemlerin Rabbinden Halil İbrahim bereketini isteyerek aşkla şevkle pilavını yapar. Pilavın lezzeti dillere destandır ve her zaman ki gibi yine kazanlara sığmamış artmıştır. Yahya Baba her zamanki gibi artan pilavları alarak Tuna’nın yolunu tutar ve tam balıklara atmak üzereyken …

Padişah Gizlendiği Yerden Çıkar ve

Yahya Baba pirinçleri balıklara atarken padişah gizlendiği yerden çıkar ve “ne oluyor bre?”  der. “Yoksa devlet malını israf mı edersin?”  Yahya baba tutulur kalır, ne diyeceğini bilemez, mahcup bir haldeyken

Balılar başlarını sudan çıkarıp

Birden beklenmedik bir şey olur. Yahya Baba’nın pilavı için gelen balıklar başlarını sudan çıkarırlar ve “Ayıp olmuyor mu Sultanım?” derler. “Koca devletin artığını bize çok mu görüyorsun” derler…

Bu manzara karşısında Allah’ın kendisine olan yardımından dolayı Yahya Baba öylesine mahcup, öylesine mahcup olur ki, hemen secdeye kapanır ve içli-içli Allah’a iltica eder. Bir müddet sonra ses gelmez, Padişah Sultan II. Beyazıt Yahya Baba’nın secdeden kalkmasını bekler. Ancak görürler ki Yahya Baba çoktan ruhunu teslim etmiştir…

 

Dua

Ya Rabbi! Sen bizleri kendine sadık kul eyle, insanların bildiği değil senin bildiğin Salihlerden olmayı nasip eyle, son nefesimizi senin Razı olduğun bir anımızda ve halimizde vermemizi nasip eyle…

Etiketler
error: Sağ tuş Devre dışı bırakıldı !!