İnanç

Allah’ın Sıfatları (Sıfat-ı Sübütiyye)

Cenab-ı Hakkın Sıfat-ı Sübüttiyyesi yani sübüti sıfatları diğer ifadesiyle fiilleri çok fazladır. Ancak bunlardan özellikle sekizinin mutlaka bilinmesi icap etmektedir. Bu sıfatları kısaca anlatacağız.

Allah’ın Sıfatları (Sıfat-ı Sübütiyye)

Cenab-ı Hakkın Sıfat-ı Sübüttiyyesi yani sübüti sıfatları diğer ifadesiyle fiilleri çok fazladır. Ancak bunlardan özellikle sekizinin mutlaka bilinmesi icap etmektedir. Bu sıfatları kısaca anlatacağız.

 

Sıfat-ı sübütiyye sekizdir

  1. Hayat; Diri olmak, yaşam sahibi olmak ve yaşatmak, diriltmek diğer ifadesiyle hayat vermek anlamındadır. Allah-ü Teala diridir, hayat sahibidir ve her şeye hayat veren odur. Onun dışında hiçbir kişi veya gücün bir başka kişi veya şeye hayat vermesi mümkün değildir. Burada üzerinde durulması gereken husus şudur. Öncelikle bu sıfat Allah’a (C.C.) ait olduğu için Allah-ü Teala’ya ait olan sıfatların başka bir kula verilmesi caiz değildir. “böbreğini bağışlayarak kardeşine hayat verdi” işte bu ve benzeri cümleler dinimizce uygun olmayan cümlelerdir. Çünkü hayat vermek Allah’a (C.C.) mahsustur, kişi kardeşine böbrek vermiş olabilir ama ona hayat veren Allah’tır (C.C.). Bu ve benzeri örneklerde olduğu gibi kişinin konuşmalarında da Allah’a (C.C.) mahsus olan bir sıfatı kulda kullanması doğru değildir.

 

  1. İlim; Allah’ın (C.C.) her şeyi bilmesi demektir. Şöyle ki, Allah-ü Teala ilm-i ezelisi ile her şeyi bilir, onun ilmi dışında kalan hiçbir şey yoktur. Zerreden kürreye varıncaya kadar her şey onun ilmi dahilindedir. Allah’ın (C.C.) ilmi sonsuzdur. İnsanlar için yıllar sonra öğrenilen bilgiler onun için ezelde bilinmektedir.

 

  1. Semi’; Allah’ın (C.C.) işitme sıfatıdır. Allah-ü Teala’nın işitmesi vardır ve her şeyi işitir. Onun işitemeyeceği hiçbir şey yoktur. Ancak Allah’ın (C.C.) işitmesi bizim işitmemiz gibi değildir. Onun işitmesi ona mahsus bir şekilde gerçekleşmektedir. Bizler işitmek için öncelikle kulağa, işiteceğimiz şeyin bize belirli bir yakınlıkta olmasına, belirli bir ses seviyesine muhtaçken Allah’ü Teala bunların tamamından münezzehti. Bizim bilmediğimiz ve anlayamayacağımız şekilde işitir.

 

  1. Basar; Allah’ın (C.C.) görme sıfatıdır. Allah-ü Teala her şeyi görür. Allah’ın (C.C.) göremeyeceği hiçbir şey yoktur. Onun görmesi kendisine mahsus şekildedir. Yani bizler görmek için öncelikle göze, ışığa, göreceğimiz şeyin karşımızda olmasına, belirli bir mesafede olmasına ve gözümüzün görebileceği büyüklükte olmasına muhtacız. Allah-ü Teala ise bunların tamamından münezzehtir. Onun görmesi kendisine mahsus şekilde gerçekleşir ve bizim bunu bilme ve anlama imkanımız yoktur.

 

  1. İradet; Allah’ın (C.C.) dilemesi olmasıdır. Allah-ü Teala da bir şeyin olmasını veya olmamasını diler. Ancak bizler de birçok şeyi dileyip bunları yapamazken Allah-ü Teala’nın bir şeyi dileyip te gerçekleşmemesi mümkün değildir. O, neyi dilerse dilediği hemen veya dilediği zamanda meydana gelir.

 

  1. Kudret; Allah’ın (C.C.) her şeye gücünün yetmesidir. Allah-ü Teala sonsuz kudret sahibi olan yegane zat-ı ilahi olduğu için onun her şeye gücü yeter. Gücünün yetmediği hiçbir şey yoktur. Dilerse aynı anda 100 milyon dünyayı bir anda yaratabilir, hiçbir şey onun sonsuz kudretine hiçbir noksanlık ta getirmez.

 

  1. Kelam; Allah’ın (C.C.) konuşmasını ifade eden sıfatıdır. Şöyle ki, Allah-ü Teala bizim gibi ses ve harfe muhtaç olarak insanların konuşma şartları gibi şartlardan münezzeh olarak zatına mahsus bir şekilde konuşur. Allah’ın (C.C.) konuşmasının mahiyetini bizim anlamamız mümkün değildir. İsa A.S. ve peygamberimizle miraç gecesinde konuşması ise onlarla konuşmayı murat ettiği için onların kelamı cinsinden konuşmayı murat ettiği içindir. Bu konuşma onun konuşmasının mahlukat cinsinden olduğunu ifade etmez.

 

  1. Tekvin; Allah’ın (C.C.) yoktan yaratması, meydana getirmesidir. Allah’ü Teala dilediği şeyi anında veya dilediği zamanda sonsuz kudreti ile yaratır. Yaratmak sadece Allah’a (C.C.) mahsustur.

 

Yaratmak Allah’a (C.C.) mahsustur, insan hiçbir şey yaratmamıştır ve yaratamaz

 

Bu sıfat hakkında kısa bilgi vermemiz gerekmektedir, çünkü insanların yine sadece Allah’a (C.C.) mahsus olduğu halde kullandıkları sıfattır. Bir firma bir ürün icat edip “yeni bir ….. yarattık” demesi kadar cahilce ve yanlış bir ifade yoktur. Bunun yanlışlığını anlamak için yaratmanın ne demek olduğunu anlamamız gerekir. Yaratmak, hiçbir şey kullanmadan (malzeme vs), hiçbir güç harcamadan, hiçbir zamanın geçmesine ihtiyaç duymadan bir şeyin en mükemmel şekli ile bir emirle meydana getirilmesidir.

 

İnsanlar yaratamazlar çünkü

 

İnsanların ortaya koydukları şeyler icattır yaratma değildir. Çünkü icatta yaratılmış olan bir takım eşyanın kullanılarak, üzerinde çalışmalar yapılarak onun yeni bir şekle getirilmesinden ibarettir. Örneğin otomobil icat eden firmalar Ar-Ge çalışmaları ile insanların ihtiyaçlarına ve beğenilerine sunmak için çalışmalar yaparak fabrikalarda araba icat ederler ve bunu sürekli geliştirme ihtiyacı hissederler. Hâlbuki Allah’ü Teâla’nın yaratması böyle değildir. Allah (C.C.) ilk yaratmak için araştırmaya, yaratılmış şeyleri kullanmaya ihtiyaç hissetmez, o sadece “ol” der ve dilediği şey anında mükemmel olarak meydana gelir. Dikkat etmek lazım ki Allah’ın (C.C.) yarattığı bir canlı veya taş, kaya ne olursa olsun binlerce yıl önce ilk yaratıldığında nasılsa hep öyle yaratılır. Bunlar binlerce yıl önce de arılar aynı idi ve bal yapıyordu şimdi de öyle, Allah’ın yaratmasında noksanlık olup ta o noksanlığı giderme ihtiyacı da yoktur.

admin

Yorum Ekle

Yorumunuzu buraya yazabilirsiniz

error: Sağ tuş Devre dışı bırakıldı !!